Şühedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...
O, rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar,
Yaralanmış tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!
Teslimiyeti zillet sayan yüce bir ruhla kazandığımız Çanakkale Zaferi’nin 111. yıl dönümünü iftiharla idrak ediyor, kıyameti andıran bir savaşta birleşik haçlı güçlerini zelil ve perişan eden kahramanlarımızı hürmet, minnet ve rahmetle anıyoruz.
Bizi tarihten silmek için toplanan İngilizlerin başını çektiği Haçlı ordusunun genişliğini Mehmet Akif,
“Eski Dünyâ, Yeni Dünyâ, bütün akvâm-ı beşer,
Kaynıyor kum gibi, tûfan gibi, mahşer mahşer.
Yedi iklîmi cihânın duruyor karşısında,
Ostralya'yla beraber bakıyorsun: Kanada!” ifadeleriyle resmetmiştir.
Modern askeri teçhizat ve sayılarıyla gururlanan Haçlılar,önlerinde hiçbir kuvvetin duramayacağını düşünürken,karşılarında iman dolu göğüsleriyle çelikleşen askerlerden mürekkep bir ordu bulmuştur. Kıyameti andıran ateş ve mermi kasırgası altında tarihin en kanlı savaşlarından biri yapılmıştır.
Her bir Mehmetçiğimiz olağanüstü bir güç ve kudretle mücadele vererek, başlarında 200 yıldır yenilmeme apoleti taşıyan İngiliz donanması başta olmak üzere İtilaf devletlerinin en önemli gemi ve denizaltılarını Çanakkale boğazının dibine yollamıştır.
Kara, deniz ve hava kuvvetlerinin barbarca ve sınır tanımaz ölçekte kullanıldığı bu savaş, dünya harp tarihine modern savaşların ilk örneği olarak geçmiştir.
Çanakkale’de elde ettiğimiz zaferden bir asır sonra bugün bir ‘Türkiye Yüzyılı’ ideali ve hedefi belirleyebiliyorsak bunun sebebi Anadolu’nun tüm evlatlarının yüreklerinde yaşattıkları Çanakkale ruhunun büyük payı vardır.
Çanakkale ruhu göstermiştir ki, dünyada milletimizin iradesini kıracak hiçbir güç yoktur.
Milletimiz, Çanakkale Zaferi’ni aziz bir geçmiş hatırası olarak değil, bir ve beraber olarak geleceğe yürüyüşümüzün en güçlü ilham kaynaklarından biri olarak görmektedir.
“Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli” diyerek bizlere bir vatan ve gelecek bırakmak için çocuk denilecek yaşlardan başlayarak lise sıralarını boşaltıp, üniversite tahsilini bırakarak cepheye koşan, kati görülen ölümlerin üzerine göz kırpmadan atılan kahramanlarımızı, şehitlerimizi, gazilerimizi unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız.
Eğitim-Bir-Sen olarak, Çanakkale şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden gazilerimizi bir defa daha rahmet ve minnetle yâd ediyoruz.