Eğitim-Bir-Sen, eğitim çalışanlarının, örgütlenerek dayanışma, haklarını koruma, geliştirme, yasaklarla mücadele etme, özgürlük alanlarını genişletme mücadelesinde 34 yıllık bir emek, tecrübe, başarı ve onur mücadelesinin destanıdır.
Başından beri hak için, emek için, özgürlük için özgün sendikacılığımızla sürdürdüğümüz mücadele özelde eğitim çalışanlarının genelde aziz milletimizin gittikçe artan teveccühüne mazhar olarak büyüyüp ilerlemiş, fikirden aksiyona, birlikten sendikaya, birlerden yüz binlere, genel yetkiden zirveye, zirveden yeni ufuklara, yeni ufuklardan yeni umutlara, yerelden evrensele, küresel ölçekte bir harekete dönüşmüştür.
Eğitim-Bir-Sen ilkeleriyle var olan, idealleriyle yol alan bir teşkilat olarak tarihi sayılacak değer ve birikimi, amacı, söylemi, duruşu ile ülkeye ve millete mal olmuş demokratik bir kurumdur. Öncelikle bilgi ile kalkınmanın hareketi, eğitim çalışanlarının güçlü sesi, kazanımların adresi, milli iradenin canlı, güçlü bilinci ve dayanağı, özgür yarınların, açık ufukların, geleceğimizin teminatı olarak iftiharımızdır.
Sorunlardan beslenerek büyümek gibi basit, bayağı yollar yerine, çözümler göstererek, millet iradesinin yanında vesayetin karşısında durarak güçlenen Eğitim-Bir-Sen bugün artık köklü bir kurumsal olgunluğun ve tecrübenin adıdır. 34 yıl önce yola çıkmak, mumdan gemilerle ateş denizlerinde sefere çıkmak gibiydi. Yokluk ve zorluk zamanlarında ‘Ya bir yol bulacağız ya bir yol açacağız’ diyerek bir okulun sınıfından bütün dünyaya yayılan bir sendikal yolculuk başladı. 34 yıl önce sadece bir sendika olarak değil, Hilfü'l-Fudûl Andı’yla şekillenen, fütüvvetten, ahilikten beslenen, “başkalarına benzemeyen, kendisi olmayı önceleyen” bir anlayışla “Erdemliler Hareketi” olarak yola çıkıldı.
Ülkeye egemen kılınmak istenen baskıcı rejimin, tarihe ve kültürel değerlerimizin hakikatine ters istikametteki ideolojik dayatmalarının, bunalımdan başka bir şey getirmediği yıllarda, Âkif İnan’ın liderliğinde örgütlü bir hamle ve hareket gücüne dönüşen Eğitim-Bir-Sen’in inançlı, idealist öncüleri, akıl ve alın terini birbirinden ayırmayarak haksızlıklara karşı seslerini yükseltmeyi temel ilke edinmiştir. Bu toprakların değerini eğitim yoluyla geleceğe ve toplumun tüm katmanlarına taşımayı varoluş amacı edinen Eğitim-Bir-Sen, eğitim çalışanlarının özlük haklarını özgürlük mücadelesinden ayrı düşünmeyen bir dayanışma modeli ortaya koymuştur.
Eğitim-Bir-Sen, emek ve özgürlük mücadelesi alanına, medeniyet değerlerimize duyarlı bir dil ve tavırla girmiş, yeni bir sendikacılık tarzının öncüsü olmuştur. Kuşkusuz bu girişim ve açılımın örgütlenip yol alması kolay olmamıştır. O zamana kadar bu alanda gösterilen faaliyetlerin insanımızın zihninde olumsuz hatıra, imaj ve algılarla yer alması yanında ilk yıllarda yaşanan ekonomik yoksunluklar, kamu sendikacılığının yasal dayanağının bulunmaması ciddi zorluklar oluşturmuştur.
Türkiye’nin üzerine kâbus gibi çöken 28 Şubat darbesi, Eğitim-Bir-Sen’in başlangıç sürecinde son derece olumsuz koşullar oluşturmuştur. Bununla birlikte sendika görünümlü kimi yapılar ve bu yapıları yasakçı dayatmalarına aparat olarak kullanmayı alışkanlık haline getirmiş karanlık niyet ve plan sahipleri, ülkeyi ve toplumu kuşatmak istedikleri her cephede Eğitim-Bir-Sen’in asil direnişiyle karşılaşmıştır.
Darbeci ihanet odaklarının milleti ve milli değerleri hedef alan kitlesel yıkım ve kültürel kıyımına karşı onurlu duruşun asil yürüyüşün hız kattığı kararlı mücadelemiz, insanımızla derin, içten, samimi bağlar kurarak her geçen gün saflarımızı sıklaştırmış, tahkim etmiştir.
Türkiye’nin maddi manevi her kazanımında, eğitim, kültür, ekonomi ve demokratikleşme alanlarındaki her iyileşmede, mutlaka Eğitim-Bir Sen’in teri, payı ve imzası vardır.
Müfredattan ders kitaplarına, sınav sisteminden öğretmen atama uygulamalarına, maaş, ek ders ve nöbet ücretlerinin artmasına, Meslek Yasasının çıkarılmasına, eğitimin anti demokratik vesayetçi karakter ve kalıntılarından ayıklanmasına kadar her konuda çalışmalar yaptık, ses verdik, söz söyledik.
Üyemize ve ülkemize karşı sorumluluklarımız bilinciyle varoluş zemin ve imkânımızı yasal dayanak ve teminat altına almak için üzerimize düşeni, elimizden geleni yaptık, elimizi taşın altına koymaktan geri durmadık. Sendikacılığı etkisiz toplu görüşmeden etkili toplu sözleşme aşamasına taşıyarak hem kazanımlara yasal güvence hem sendikacılığa sosyal saygınlık ve itibar kazandırdık. Toplu sözleşme masasında müzakere ve mücadele gücümüzle yüzlerce soruna çözüm bulunmasını sağladık. Toplu sözleşme masasında, KİK toplantılarında ve hukuk yoluyla elde ettiğimiz sayısız kazanımla eğitim, öğretim ve bilim hizmet koluçalışanlarının mali, sosyal ve özlük haklarını iyileştirdik. Unutulmasın ki, bugün istifade edilen her bir kazanım toplu sözleşme zemininde elde edilmiş, bu zeminin tesisi de Eğitim-Bir Sen’in katkı ve mücadelesiyle sağlanmıştır.
Kısacası, öncü, etkin bir sivil toplum kuruluşu olarak Türkiye’nin normalleşmesinde, sivilleşmesinde, haksızlıkların, mağduriyetlerin giderilmesinde büyük emeğimiz, mücadelemiz; kamu görevlileri adına temin edilen kazanımların altında imzamız vardır, var olmaya devam edecektir.
Bağrından çıktığı milletinden, milletin tertemiz ruh kökü ve imanından güç alarak ilerleyen Eğitim-Bir-Sen, yaslandığı medeniyet değer ve tecrübesinden ilham alarak sadece Türkiye’de değil yeryüzünün zulme maruz kalmış her coğrafyasında haksızlıkların karşısında, mağdur ve mazlumların yanında yer almış; ırkına, diline, dinine, rengine bakmadan dünyanın herhangi bir yerinde yaşanan mezalime açık tavır koymuş, gereken tepkiyi göstermiştir.
Başta gönül coğrafyamız olmak üzere uluslararası düzeyde kurduğu sendikal bağlar ve bağlantılar, küresel ölçekte örgütlü zulme karşı küresel ölçekte örgütlü güç birliğine dönüşmekte, küresel hak, adalet ve vicdan hareketinin kurumsal başlangıç ve birlikteliğini oluşturmaktadır. Bu onur Eğitim-Bir-Sen davasını kuran, sürdüren dava ve gönül adamlarımızla birlikte, asıl Eğitim-Bir-Sen’i gönülden sahiplenen, inancı, amacı, iradesi ile bütünleştiğimiz aziz milletimize aittir.
Artan üye sayımızla birlikte örgütlü gücümüzün haklılığı da haklı mücadelemizin kararlılığı da devam ediyor. Yeni yol arkadaşlarımızla yenileniyoruz, yolumuz daha da açılıyor, Büyüyerek, güçlenerek yürüyor; hızlı, kararlı yürüyüşle yolumuza devam ediyoruz.
Bu destansı öyküyü başlatan, başarılarla büyüten, bugünlere getiren başta Mehmet Akif İnan olmak üzere ahrete irtihal etmiş öncülerimize Rabbimden rahmet, hayatta olanlara sağlık ve afiyet, mücadeleyi sürdüren yönetici ve temsilci kadrolarımızın şahsında tüm teşkilatımıza muvaffakiyet diliyor, şükranlarımızı sunuyoruz.
Onurlu ve asil mücadelelerle idrak ettiğimiz 34’üncü yılımız kutlu olsun. Eğitim-Bir-Sen’imiz var olsun.